TERME

 Terme Karadeniz Bölgesinin Orta Karadeniz bölümünde denizden 3-5 km. içeride kurulmuş Samsun iline bağlı bir ilçedir. Terme, Samsun ilinin doğusunda yer alan bir ilçesidir. Batısında Çarşamba, doğusunda Ünye, güneyinde Salıpazarı ve Akkuş ilçeleri bulunmaktadır. Kuzeyinde kıyı ovası uzanmakta, güneyinde Canik dağları. En yüksek noktası 450 metredir. Kara Orman’dan doğan Terme Çayı ilçeyi tam ortasından ikiye bölerek Karadeniz’e dökülür.  Belediye Başkanı Şenol Kul'dur.

Terme ilçesinin nüfusu son verilere göre 73.615 kişidir. Terme, Karadeniz Sahil Yolu üzerinde, Çarşambaya 20 km il merkezi Samsuna 57 km. Ordu İli Ünye ilçesine ise 32 km mesafededir. 
 
İlçenin eski adı Termisus'tur. Şimdiki Terme Çayının eski dönemlerdeki adı Thermodon çayıdır. Bu çayın kenarında kurulmuş olan Themiskrya şehrinin varlığı bilinmektedir. İlçenin adının da bu sözcüklerden geldiği sanılmaktadır. Terme'nin tarihi M.Ö. 1000 yılına kadar inmektedir. Hatta eski tarihçiler M.Ö.1200 yıllarında şimdiki Terme Çayı kıyısında efsanevi kadın savaşçılar Amazonlar'ın yaşamış olduklarını ileri sürmüşlerdir.
 
Terme adının da, kıyısında Amazonların Themiskyra adlı kenti kurdukları Thermedon’dan (bu günkü Terme Çayı) geldiği söylenmektedir. İlçenin en eski halkının Gaska (Kaşka)lar olduğu sanılmaktadır. Gaskalar Karadeniz kıyısında yaşayan yarı göçebe ve saldırgan bir topluluktur. Hititler Samsun'a kadar yayılınca Gaskalıları da yönetimleri altına almışlardır. 
Türklerin Anadolu'ya hâkim olmaya başladıkları 11.yy'a kadar Terme'ye Hititler, Frigler, Medler, Persler ve Romalılar hâkim olmuşlardır. 395 yılından itibaren Terme Doğu Roma (Bizans) hâkimiyetine girmiştir. Birinci Alaaddin Keykubat zamanında (1219-1236) Terme dâhil bütün Karadeniz sahili Anadolu Selçukluları yönetimine girmiştir. Moğol istilaları nedeniyle dağılan Selçuklu İmparatorluğunun topraklarında Türk Beylikleri kurulmaya başlamıştır. 
 
Bu dönemde Amasya, Samsun, Tokat, Sivas, Kayseri bölgesinde Eratna Beyliği kurulmuştur. 1381 yılında Kadı Burhaneddin Eratna Beyliğini ele geçirince Terme onun bölgesine bağlanmıştır. Bu arada yörede Canik beyliği kurulmuştur. 1398 yılında Yıldırım Beyazıt Amasya ve Karadeniz kıyısındaki bütün beylikleri Osmanlı topraklarına katmıştır. Böylece Termede aynı yıllarda Osmanlı yönetimine girdi. Terme Osmanlı döneminde Canik Mutasarrıf(Vilayet)lığının idaresinde yönetilmiştir. Birinci Dünya Savaşı sırasında Terme ve Miliç, Eylül 1916 yılında Rus gemileri tarafından bombalanmıştır. 
 
Terme Milli Mücadele döneminde ise Rum ve Ermeni çeteleri tarafından yakılıp-yıkılmak istenmiştir fakat Termenin Müslüman halkı kayıplar vermesine rağmen bu silahlı çetelere karşı Mücadelesini başarılı şekilde yapmıştır. Mustafa Kemal 1919 yılında Milli Mücadeleyi başlatmak için Samsuna çıktığında onu karşılayanlar arasında Termeli Hacı Kuzu Fevzi Efendi de bulunuyordu.
İlçe merkezinde Karadeniz Bölgesine oranla hızlı bir nüfus artışı yaşanmaktadır. Terme Şehir merkezi nüfusuna göre Samsun İlinin üçüncü büyük ilçesidir. Termenin merkez ve mahalleleri ile toplam nüfusu 73.615 aşmıştır. Halkın Anadili Türkçedir.
Terme Okur-Yazar Oranı Türkiye ortalamasının üzerindedir. Okur-yazar oranı %99.2'dir. Terme halkı; eğitim ve öğretime açıktır. Terme İlçesinde 12 adet lise,9 adet ortaokul,8 adet ilk/ortaokul,13 adet ilkokul,2 adet anaokulu ve halk eğitim merkezi vardır. Terme İlçe Kütüphanesi 1981 yılında hizmete açılmış olup 7500 kayıtlı kitaba sahiptir. Termedeki okullarda 18000 öğrenci öğrenim görmekte, 800'e yakın öğretmen görev yapmaktadır.
 
İlçenin ortasından geçen dere ilçeyi iki yakaya böler. Termede kilometre kareye düşen insan sayısı fazla ilçe dardır. Bu nedenle ilçede her gün çok kalabalık ve yoğun bir durum yaşanır. Karadeniz’in şirin ve güzel ilçelerinden biridir. İlçenin iklimi yoğun yağışlı bir Karadeniz iklimi olduğundan bol sağanak yağışlıdır. Bu ise tarımın elverişli bir hal almasını sağlamaktadır.
Terme'de her mevsim yağışlı tipik Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Kışlar ılıman, yazlar ise serin geçmektedir. İklime bağlı olarak doğal bitki örtüsü ormandır. Ancak son 30 yıldan beri hızlı nüfus artısı sonucu, ormanlar tükenerek tarım alanlarına dönüştürülmüştür.  Buna karşın kavak ağacı yetiştiriciliği önem kazanmış olup, Göl ardı kavak ağaçlaması alanı dünyanın sayılı kavaklıklarındandır. Engebeli güney arazisinde ormanların yerini fındıklık bahçeleri almış olup, ormanda genelde küçük parçalar halinde ve köy korulukları şeklindedir. 
 
Termenin en büyük akarsuyu Terme Çayıdır. İlçenin diğer büyük Irmakları; Akçay Irmağı ve Miliç Irmağıdır. Özellikle Miliç Irmağı Tatlısu Balıkçılığı ve Su Ürünleri yönünden çok zengin bir akarsudur. Ayrıca ilçenin batısından Karaboğaz deresi akmaktadır. İlçenin en büyük gölleri Simenit, Akgöl ve Silindir gölleridir.
 
Terme altyapı sorunlarını belli ölçüde çözmüş, temiz caddeleri ve parkları olan güzel ve sakin bir ilçedir. Terme Kanalizasyon Arıtma Tesisleri olan Karadeniz’deki nadir ilçelerden birisidir. Terme ilçesi; 67 mahalleden meydana gelmektedir. Terme’de sporun her dalında yetenekli gençler bulunabilmektedir. Güreş ilçenin her yerinde sevilmekte ve bu spor dalıyla çok sayıda insan ilgilenmektedir. İlçedeki Festivallerde Karakucak güreşleri vazgeçilmezdir.  İlçe Türkiye genelinde hatırı sayılır Güreşçiler yetiştirmiştir. İlçenin doğal yapısı gereği At Yetiştiriciliği ve Yarışları Meşhurdur. İlçede Amatör Futbol Kulüpler vardır.  Bunların en eskisi ve köklüsü 1953 yılında kurulmuş olan simgesi Boğa, renkleri “sarı siyah” olan Termespor’dur.
 
Terme'nin Yalı mahallesinden Akçay'a kadar uzanan MİLİÇ Çamlığı ve Sahilleri hem mesire yeri; hem de temiz denizi ve kumsalıyla doğal bir plajdır. Muhakkak gezip görülmesi gereken bu yer de mavi deniz, çamların yeşiliyle adeta buluşur. Terme’ye ait belirli günler; Sakarlı Mahallesinde düzenlenen; geleneksel Hıdrellez Şenlikleri ve at yarışları olarak sıralanabilir. Miliç, Terme şehir merkezine 5 km. mesafede ve her 10 dakikada bir kalkan servis imkânına sahiptir. Diğer turistik alanlar da aşağıdaki gibi sıralanabilir:
 
-Amazonların; yerleşmiş olduğu alanlar kaynaklarda Karadeniz kıyıları olarak tanımlanmaktadır. Özellikle Thermodon (Terme Çayı) kıyısında Themiskyra kentini kurmuş oldukları bilinmektedir. Bu kentin Terme ile Ünye arasında olduğu sanılmaktadır.
-Sarayköy’de hamam kalıntıları ve Su kemerleri vardır. Bir Rivayete göre de bu eserler Amazonlardan kalmıştır.
-Çobanyatağı ve Kumcağız Sahilleri,
-Milli parklar genel müdürlüğünce "Yaban hayatı Koruma Sahası" olarak belirlenen, Simenit ve Akgöl gölleri, doğal kanallarla birbirlerine bağlanan ve yüzlerce yabani kuş türünü bünyesinde barındıran sulak alanlardır.
-Tarihi Pazar Camii. 1840'lı yıllarda yapıldığı tahmin edilen camii Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşımaktadır. Cami bahçesinde 350 yıllık olduğu tespit edilen çınar ağacı bulunmaktadır.
-Cüneyd-i Bağdadi Türbesi, denilen Ziyaretgah ve çevresi özellikle Cumartesi günleri dolup taşar. Türbede Kubatoğullarından Cüneyd Bey adlı bir komutan yatmaktadır.
-Terme limanı ve tersanesi, elektrik santrali, ağaç entegre tesisleri,
-Karacalı köyü mezarlık Camii: Büyük bir mezarlığın içinde ahşap bir camiidir, Caminin duvarına kazınan bir yazıdan 1311 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. 
-Aşağı Söğütlü Camii: 19 yy.da yapıldığı tahmin edilen Cami iki katlı ve ahşaptandır. 
 
İlçenin ekonomisinde ticaret çok canlıdır. Haftanın ekonomik açıdan en canlı günü Pazartesi günüdür. Terme çok eskilere dayanan bir ticaret geleneğine sahip esnaf şehridir. Osmanlı Kaynaklarına göre Osmanlı Ülkesinden ilk defa yurt dışına (bir Avrupa ülkesine) Fındık Terme Limanından, Terme’li tüccarlar tarafından gümrüklenip İHRAÇ edilmiştir. İlçede çok sayıda Fındık ve Pirinç (Çeltik) Fabrikası vardır. Bu fabrikalar Terme de yetiştirilen çeltik ve fındığı işleyen fabrikalardır.
 
İlçede kültür kavakçılığı da oldukça yaygındır. Örneğin, dünyanın ikinci büyük kavak ormanı Terme'dedir. Bunların yanında, sahil kasabası olması nedeniyle balıkçılık ve diğer deniz ürünleri avcılığı da geçim kaynakları arasında sayılabilir. İlçede besicilik ve arıcılık gibi ekonomik faaliyetlerde önemli yer tutmaktadır. 
Terme de Yem Sanayi ve Mısır tarımına dayalı Sanayii Tesisleri mevcuttur. Kavak yetiştiriciliği ilçede çok yaygındır. Dünyanın ikinci büyük Kavak Ormanlığı Termededir. “Ford Transit” araçlarının Türkiye’deki ikinci el alım ve satım merkezidir. Buna göre de İlçede 68 civarında Oto Galerisi bulunmaktadır. Terme İlçesi Samsun - Sarp Karayolu üzerinde bulunmasından dolayı ilçe sınırları içerisinde çok sayıda Dinlenme Tesisleri ve Akar Yakıt İstasyonları faaliyet gösterir.
 
Terme’ye Sanayi bakış açısıyla bakıldığında; Terme de Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren sanayinin var olduğu bilinmektedir. Cumhuriyetin ilk yıllarında Tarıma dayalı olan sanayi daha sonraki yıllarda Tarım araçlarının hazırlanması ve montajına dayalı gelişmiştir. Fındık Patozu Makinesini ilk defa icat eden Terme’li Sanayici Aslan Akdoğan ve Mustafa Şahane'dir. Şu anda Türkiye de üretilen Fındık Patozları Terme Sanayisinin ve sanayicilerinin el emeğidir. Terme sanayisi Traktör Römorku üretiminde Karadeniz de bir numaradır.
 
Terme kereste sanayisinde Türkiye de hatırı sayılır bir konumdadır. Terme Sanayisi içerisinde birçok mobilya atölyesi faaliyet göstermektedir. İmalat sanayinde üretim yapan Metal Sanayi bulunmaktadır. Üretim sahası alüminyum profil imalatıdır. İlçe büyük sanayi yatırımlarını çekememektedir. Sivil toplum kuruluşları etkin değil. Birkaç büyük yatırım Terme'nin çehresini değiştirebilecektir.
 
İlçenin istihdam anlamında büyük sanayi kuruluşu olarak Entegre Ağaç Yonga Levha Fabrikası bulunmaktadır. Fabrika da; bölgeden temin edilen odun hammaddesi işlenerek Sunta ve Suntalama haline getirilmektedir. Yaratmış olduğu işlem hacmiyle İlçeye ciddi anlamda ekonomik katkı sağlamaktadır.